ANİ YERLEŞKESİ GEZİSİ

6 ARALIK 2009 [PAZAR] ANİ YERLEŞKESİ

[RESİMLERİ ÜZERLERİNE TIKLAYARAK TAM BOYUTTTA GÖRÜNTÜLEYEBİLİRSİNİZ]

           Giriş tabelalarındada yazdığı üzere  bölgenin ilk ve en önemli arkeoloğu olan Nicholas MARR tarafından çizilmiş aşağıda ki haritada kırmızı işaretli alanlar görebildiğim yerler. Zaten askeri güvenlik bölgesi olduğundan  İç Kale ve Kız Kalesi ile İpek Yolu Köprüsüne gidiş mümkün olamıyor. Bir de Bakireler Manastırı haritada vadiye en yakın uçurum  noktasında yer alıyordu. O nedenle iniş pek de mümkün değildi.





GİRİŞ , SURLAR VE  KAPILAR:

Şehirdeki kazılarda elde edilen bilgilere göre  8 kapıdan girilmekte:



Aşağıdaki panoramik görüntüyü 2 resmi birleştirerek elde ettim. O nedenle geçiş hattı mevcut. Aşağıda içeri girdikten sonra kapıların  toplu haldeki görüntüsü  yer almakta.



Benim giriş yaptığım Arslanlı Kapı'dan sonra yaklaşık 2,5saat süren bir güzergah boyunca yürüdüm. Oluşturulmuş patikanın yaklaşık uzunluğu 3 km.

 

Bu arada Marr haritasında bulunmayan 1. ve 2. Konut olarak adlandırılan yerleşim birimlerini de gezme fırsatı buldum. Dolayısıyla gezi sırasında yukarıdaki güzergaha uygun olarak anlatma yoluna gideceğim.


 " Doğu, batı ve güney uçta, dik uçurumlarla korunan üçgenimsi bir plato üzerine kurulmuş olan Ani şehri, Kral III. Aşot’un 961 yılında burada taç giymesi ve başkenti Kars’tan Ani’ye taşıması ile önem kazanmaya başlamıştır. İlk surlar da III. Aşot tarafından, iç kaleyi de içine alacak şekilde inşa ettirilmiştir. Duvarlar aralıklarla yerleştirilmiş yarım daire ya da kare planlı burçlarla takviye edilmiştir. Bu burçlardan bazıları gözetleme amaçlı kullanılmak üzere iki ya da üç katlı mekanlar halinde yapılmıştır. En dar yeri Ebu’l Manuçehr Camii’nin önünde bulunan ve bu kısımda yarım daire planlı bir burcunun kalıntıları izlenen surların büyük bir bölümü yıkılmıştır durumdadır. İkinci surlar Kral Sımbat döneminde (977 ve 989) yaptırılmıştır. Şehrin korunması en zayıf olan kuzey tarafını tahkim etmek amacıyla yapılan bu surlar da şehri tamamen kuşatmaktadır. İç ve dış surların kapıları birbirine denk getirilmeden yapılmıştır ve böylece şehre giriş daha da zorlaştırılmıştır.Düzgün kesme taşlarla inşa edilen surlar, Ebu’l Manuçehr, Şeddatlı Ebu’l Muammeran ve Gagik zamanlarında onarım geçirmiştir.Şehre Aslanlı Kapı, Kars Kapısı, Satrançlı Kapı, Uğurun Kapı, Acemağılı Kapısı ve Mığmığ Deresi Kapısı adı verilen toplam yedi kapı ile giriş sağlanmıştır. Muhtemelen eskiden de şehrin ana girişi olan Aslanlı Kapı, Ani şehir surlarının batısında ve bugünkü yol güzergâhına göre Ani’yi ziyaret edenlerin kullandığı esas girişi niteliğindedir ve ismini içteki burçlar arasında, duvarın üst kısmındaki aslan kabartmasından almaktadır. Bu bölümde, arka arkaya iki sıra halinde surlar ve burçlarla takviye edilmiş iki kapı bulunmaktadır. Kars Kapısı da iki yandaki birer burçla güçlendirilmiştir. Çeşitli mekanlar ihtiva eden bu burçlar, surlardaki en eski ve en yüksek burçlardır. Şeddatlı döneminde (1164-99) onarılan Satrançlı Kapı ise girişinin üzerini bezeyen, kırmızı ve siyah renkli eşkenar dörtgen biçimli taşların, satranç tahtasını andırması nedeniyle bu isimle tanınmaktadır. Duvarların üzerinde ayrıca çok sayıda haç, gamalı haç motifleri ve seramik parçaların kakılması ile oluşturulmuş bezemeler bulunmaktadır."[Kaynak: ani.gov.tr]



Giriş yaptığım Arslanlı Kapı'nın adı Sultan Alparslan'ı simgeleyen arslan motifinin iç sur duvarına yontulmuş olmasından geliyor. Bu arada dönemin sultanı Alparslan adına şehri Ebu Şuca Manuçehr  yönetmekteymiş. İçeride kendisine ait külliye ve kervansaray  da mevcut.










Avşar Türklerinden kalma ters gamalı haç kabartması(iç sur)



~İç sur giriş kapısı~





~Sur kalıntısı~



~Bezirhane  (Yağ Değirmeni)~





~Bağsekisi kapısı~





~Kurtarıcı İsa (-Surp Amenapinkich -Halaskar -Keçel- Keseli) Kilisesi~

"Diğer adları: Redeemer Kilisesi, Church of the Holy Saviour, Church of the Holy Saviour of All, Halaskar Kilisesi, Keseli Kilise.  1035 yılında Marzban Ebu'l Garip tarafından inşa ettirilmiştir. Ani’nin kuzeyinde yer almaktadır.




Bugün doğu yarısı yıkılmış durumda olan kilisenin cepheleri, küresel başlık ve kaidelere sahip çifte sütunceleri bağlayan kademeli kör kemerlerle hareketlendirilmiştir. Batı eksende bulunan kemer gözüne, omega biçimi kemerle taçlandırılmış bir mazgal pencere açılmış, bunun güneyindekine ise bir haçkar yerleştirilmiştir.




Kubbelerdeki izlerden duvarlarda freskoların olduğu anlaşılmaktadır. Konchların yarım kubbesinde yer alan, “Son Akşam Yemeği” sahnesi ile İncil yazarları tespit edilebilmektedir." [Kaynak: ani.gov.tr]







~Küçük Hamam ~

  "Hamamın Tigran Honents vakıfları içinde yer aldığı sanılmakta ve kilisenin inşa tarihi olan 1215 yılından daha erken tarihli olduğu düşünülmektedir.  Ani’nin kuzeydoğusunda, Tigran Honents Kilisesi’nin yer aldığı eğimli arazinin üst kısmındaki düzlükte yer almaktadır. Tamamen toprak altında iken kazılarla ortaya çıkarılan yapı batıda yer alan dikdörtgen planlı soğukluk ve ılıklık ile dört eyvanlı ve dört köşe hücreli bir sıcaklıktan oluşmaktadır. Yapının külhan kısmı sıcaklık bölümünün güneydoğusunda yer almaktadır. Kalan izlerden sıcaklığın kubbe ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır."[Kaynak: ani.gov.tr]







~Tigran Honents Kilisesi~
Diğer adları :Nakışlı Kilise, Boyalı Kilise, Sırlı Kilise

Bu yapının tavan kısımları tamamen restorasyon görmüş durumda.


"Yapı ,doğu cephesindeki kitabeye göre tüccar Tigran Honents tarafından 1215 yılında inşa ettirilmiştir. 1251 yılında batıdaki gavit bölümü, 13. yüzyılın ikinci yarısında da gavitin kuzeyindeki şapel eklenmiştir. Ani’nin kuzeydoğusunda, Arpa Çay’ın Tatarcık Deresi’ne doğru inen eğimli yamacı üzerinde yer almaktadır. "  [kaynak: ani.gov.tr]




"Arpa Çay’ın eğimli yamacının teraslanması ile oluşturulan düz bir alan üzerindeki kilise kırmızı, siyah ve kahverengimsi düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir. Yapı dışta doğu-batı yönünde dikdörtgen, içte haç planlıdır. Batısında kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı gavit vardır ve doğu duvarındaki kapıdan kiliseye giriş sağlanmıştır." [kaynak: ani.gov.tr]




"Yapının en önemli özelliklerinden biri duvar resimleridir. Yapının içinin tamamıyla resimlenmesi Ermeni mimarisinde nadir rastlanan bir özelliktir. Bu nedenle araştırmacılar tarafından Gürcü etkisi ve Gürcü sanatçılar tarafından yapıldığı tartışılmaktadır. Duvar resimlerinin dikkat çekici diğer özelliği ise İncil ve Tevrat konulu sahnelerin yanı sıra, Hıristiyanlığı Ermeniler arasında yayan Aziz Krikor Lusoraviç’in hayatı ile ilgili çok sayıda sahnenin yer aldığı tek örnek olmasıdır." [kaynak: ani.gov.tr]




"Alt yüzeyleri damla, üst yüzeyleri geometrik geçme motifleriyle süslü kemerlerin köşeliklerinde, belki de yapının en ilgi çekici ve Selçuklu Dönemi etkilerini yansıtan kıvrık dal, palmet ve rumilerden oluşan bitkisel kompozisyonların arasına yerleştirilmiş, simetrik ya da tek başına kartal, keklik, sülün, horoz, grifon, aslan gibi hayvan figürleri ile hayvan mücadele sahneleri bulunmaktadır."[kaynak: ani.gov.tr]






Sessizlikte Meditasyon (Arkası Ermenistan)






~Ani Katedrali (Surp Asdvadzadzin Kilisesi)




"Bilinen Adları: Ani Katedrali, Azize Meryem Katedrali, Beşik Kilise, Fethiye Camii .  Kaynaklar ve kitabelerine göre katedralin yapımına II. Sımbat zamanında başlanmış (980-989), Kral Gagik’in karısı Kraliçe Katranide tarafından 1001 yılında tamamlattırılmıştır. Yapının mimarı Trdat’tır. Ani’nin orta kısmında Emir Ebu’l Manuçehr Camii’nin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Kırmızı, siyah ve kahverengimsi düzgün kesme taşlarla inşa edilen yapı üç basamaklı bir kaide üzerine oturtulmuş olup dışta doğu-batı yönünde dikdörtgen, içte haç planlıdır. Ancak bazı araştırmacılar kubbeli bazilika planına sahip olduğu görüşündedir. Katedralin kuzeydoğu duvarına bitişik olarak kare planlı bir ek mekân, doğu duvarı önünde ise bir şapel ile iki mezar odası bulunmaktadır.Yapıya kuzey, güney ve batı cephe eksenlerindeki birer kapıdan girilmektedir."[Kaynak: ani.gov.tr]


  "Katedralin cephelerinde çok sayıda kitabe vardır ve karşılıklı cepheler yaklaşık eş düzenlemeye sahiptir. Kuzey ve güney cephe, ince sütuncelerle bağlanan ve eş yüksekliğe ulaşan doğu bölümde beş, batı bölümde dört adet kör kemer dizisi ile hareketlendirilmiştir. İçteki ilk kemer gözlerine birer üçgen niş yerleştirilmiştir. Doğudaki nişin doğusundaki ilk kemer gözüne bir mazgal pencere ile bunun üst kısmına iki yuvarlak pencere açılmıştır. Güney cephede, batıdaki nişin batısındaki iki kemer gözüne de birer mazgal pencere yerleştirilmiştir. Ancak kuzey cephenin batı bölümü yıkılmış durumdadır." [Kaynak: ani.gov.tr]








Mekanın müthiş bir akustiği var. Aya İrini Kilisesini aratmıyor.





~1. ve 2. Konut olarak adlandırılan yerleşim birimleri ~ 
Her ne kadar Marr'ın haritasında olmasa da içeride sivil yerleşim birimleri de mevcut. 2 tanesi için tabela ile numaralandırma yapılmış. Yaşayanlar  ibadethanelerinde olduğu kadar evlerinde de mimariye özen göstermiş anlaşılan.






~Ebul Manuçehr Camii (Anadolu'da inşaa edilmiş ilk cami) ~



Uzaktan minare görüntüsü itibarıyle deniz fenerini andırıyor. Karşıda Ermenistan tepeleri yer alıyor.





  "1064 yılında Ani’yi fetheden Alparslan, şehrin idaresini Şeddatlı Emiri Ebu’l Esvar’ın oğlu Manuçehr’e bırakmış, Manuçehr de şehri imar etmiştir. Manuçehr’in ilk yaptırdığı yapılardan birinin Manuçehr minaresi olduğu ve Gazneliler’in zafer kuleleri gibi tek başına bir anıt olarak yaptırıldığı düşünülmektedir. Araştırmacılar yapıyı, N. Khanikof tarafından 1847 yılında tespit edilen, şimdi yıkılmış durumdaki batı cephede yer aldığı belirtilen, çiçekli kufi hatla yazılmış kitabeye göre 1086 yılına, Manuçehr dönemine tarihlendirmişlerdir. Batı cephede iki kitabe daha tespit edilmiştir. Biri M. Brosset, W. Barthold ve N. Khanikof tarafından okunmuştur ve Ebu Said Bahadır Han’ın halktan alınan yasal olmayan vergileri sınırlandırmasıyla ilgili olduğu belirtilmiştir. Diğer kitabe ise eksik olduğundan mahiyeti tam anlaşılamamıştır. Cami,  Ani’nin yaklaşık orta kısmında, Arpa Çay’a bakan yamacın kenarında yer almaktadır." [kaynak: ani.gov.tr]









~İpekyolu Köprüsü ~
  "Ani’nin içinden geçen tarihî İpek Yolu’nun, Arpaçay üzerinden iki yakasını birleştiren köprünün inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak 10. yüzyıldan kaldığı düşünülmektedir. Düzgün kesme taşlara inşa edilmiş olan köprünün kemer kısmı tamamıyla yıkılmış, günümüze iki yakadaki büyük boyutlu ayakları ulaşmıştır." [kaynak: ani.gov.tr]





~İç Kale (Gezintinin sınır noktası) ~

 Bu bölgenin ilerisi askeri güvenlik bölgesi olduğu için  sonra ki yapılara ulaşma şansım olmadı. Ancak İç Kale içinde 5 ayrı kilise bulunmakta. Bunlardan biri günümüzde tamamen yıkıntı halinde. Özellikle Saray Kilisesi olarak adlandırılan yapı 622 yılına tarihlenmekte.





~Mağaralar Vadisi ~

"Bostan Deresi’nin iki yakasındaki tüf kayalıklara oyulmuş çok sayıda mağara bulunmaktadır. Bunlar dinsel, mezar odası, depo, konut, kuş evleri ve benzeri işlevlerle kullanılmıştır. Bazıları merdivenlerle çıkılan ikinci katlara sahiptir." [kaynak: ani.gov.tr]








~Polatoğlu Kilisesi ~
Diğer adları: Abughamrents/Abulamrenc Kilisesi, Shushan Pahlavuni Şapeli, Polatoğlu Kilisesi



"Yapı üzerindeki en erken tarihli kitabe 994 yılını göstermektedir. Ancak kitabede yapının inşa tarihi belirtilmemiştir. Kuzey arkaddaki kitabe 1040 tarihli olup eklerle ilgilidir. Yapının kitabelerinden kilisenin Prens Krikor Pahlavuni tarafından 980 (+) civarında inşa ettirildiği ve 1040 yılında kuzeydeki mekânların eklendiği anlaşılmaktadır." [kaynak: ani.gov.tr]







~Kervansaray ~            

Diğer isimleri: Aziz Havariler Kilisesi, Apostle Kilisesi, Kervansaray



"Yapı, kitabesine göre 1031 yılında Prens Vahram Pahlavuni tarafından ağabeyi Krikor’un anısına yaptırılmıştır. 1217 yılında güneyine bir gavit eklenmiştir." [kaynak: ani.gov.tr]





"Kırmızı, siyah ve kahverengimsi düzgün kesme taşlarla inşa edilen yapı dışta doğu-batı yönünde dikdörtgen, içte tetrakonchos (dört yapraklı yonca) planlıdır. Güneyinde kilise ile aynı doğrultuda dikdörtgen planlı gavit yer almaktadır." [kaynak: ani.gov.tr]










~Gagik  Kilisesi~ 

Diğer adı: Surp Krikor Kilisesi



"Kazılarda ele geçirilen kitabelere göre kilise I. Gagik (990-1020) tarafından yaptırılmıştır. Yazılı kaynaklarda yapının inşasına 995 yılında başlandığı ve 1000 yılında tamamlandığı belirtilmektedir. Yapının mimarının aynı yıllarda Ani Katedrali’ni inşa eden Tridat olması muhtemeldir. Ani şehrinin kuzeybatı kesiminde, Bostanlar Deresi’ne bakan yamaçta yer almaktadır. " [kaynak: ani.gov.tr]













~Ateşgede Tapınağı ~


   "Kitabesi olmayan yapının 4. yüzyılda inşa edildiği sanılmaktadır. Surp Arak’elots Kilisesi ile Gürcü Kilisesi arasında yer almaktadır. Üst kısmı yıkılmış durumda olan yapı, yüksek silindirik kaideler üzerine oturtulmuş, dört büyük sütunun oluşturduğu baldaken şemaya sahiptir. Baldakenin çevresinde işlevleri tam olarak saptanamayan mekanlar bulunmaktadır. Sütunların arası 12. yüzyılda örülerek yapı tetrakonchos (dört yapraklı yonca) planlı bir şapele dönüştürülmüştür." [Kaynak: ani.gov.tr]






~Gürcü Kilisesi~

Diğer adı: Surp Stephanos Kilisesi


  "Yapının inşa tarihini veren bir kitabesi yoktur ancak, üzerinde 1218 tarihli Gürcüce bir ferman yer almaktadır. Gürcüler şehri ilk olarak 1161 yılında ele geçirdiklerine göre yapı 1161 ile fermanın tarihi olan 1218 yılları arasında, olasılıkla 13. yüzyılın başlarında yapılmış olmalıdır. Surp Arak’elots Kilisesi ile Aslanlı Kapı arasında, ana yolun batısında yer almaktadır." [kaynak: ani.gov.tr]



"Doğudaki kemer gözüne kabartma olarak Meryem’in Elizabeth’i Ziyareti, bunun batısındakine ise Meryem’e Müjde sahnesi işlenmiştir."[kaynak: ani.gov.tr]




Gezi sırasında  dikkatimden kaçan ya da bulamadığım diğer bazı yapılar şöyle: Bakireler Manastırı , Büyük Hamam , Saray .  Bunlarla ilgili detayları http://www.ani.gov.tr/ sitesinden elde edebilirsiniz. Buradaki tırnak işaretleri ile yerleştirilmiş tüm bilgiler söz konusu siteye aittir.

Ve yolun sonu...



Sitedeki tüm resimler site adresi kaynak gösterilerek çoğaltılabilir , kullanılabilir .